Amerika’nın en tehlikeli yolu: Ölüm Vadisi Ulusal Parkı
 

Amerika’nın en tehlikeli yolu: Ölüm Vadisi Ulusal Parkı

Amerika’nın en tehlikeli yolu: Ölüm Vadisi Ulusal Parkı

 
“Nasıl olurda ölüm ve park adları yan yana gelir?” sorusu kafamızı kurcalıyor. İnsanları buhara çevirip havaya karıştıracak denli yüksek sıcaklık ve uzayıp giden altın sarısı kumla kaplı çöl. Tek tük benzin istasyonları ve ucu bucağı olmayan bir yol...

Bu haberi yaparken Chrysler ve Jeep’in kurumsal dergisi Freedom’dan ilham aldığımızı belirtmek isterim. 13 bin 400 km2 alanla Alaska dışında, Amerika’nin en büyük parkı olan Death Valley (Ölüm Vadisi) küçük bir ülke konumunda. 1849 yılında California’da altın aramaya çıkan Amerikalılar, Sierra Nevada civarına geldiklerinde doğanın karşı konulması güç zorluklarıyla karşılaşmışlar. Bir bölümü kavurucu sıcaklıktaki çöl, bir kısmı tuz gölü, bir bölümü de keskin taşlardan oluşan kanyonlar ve yüksek dağlarla çevrili vadiyi geçerken çok sayıda kayıp verilmiş. Ve bunun ardından vadi Death Valley yani Ölüm Vadisi olarak anılmaya başlanmış. Burada kum fırtınaları gündüzü geceye çevirebiliyor ve kayalar, hiç kimsenin görmediği anlarda çölde yürüyebiliyor. Ölüm Vadisi’nin kuzeybatı kesimindeki Racetrack denilen yerde her nasıl oluyorsa, bir mini fırın boyundaki kayalar, kurumuş çamurda, 800 metrenin üzerinde mesafeleri kat ediyor.
395 numaralı karayolu sizi önce Ridgecrest kasabasına sonra da Death Valley’in sınırına kadar götürüyor. Bugüne kadar yaptığınız yolculuklar içinde göreceğiniz en ıssız karayoluna hazırlıklı olun. Önünüzde uzanan dümdüz bir yolda ortalama 120 km/s hızla saatlerce gitmenize rağmen manzarada en küçük bir değişiklik olmuyor. Göz alabildiğine uzayıp giden uçsuz bucaksız bir çöl burası. Vadiye girenlerin hayalini bile kurmaya cesaret edemedikleri şey ise kazara yolda kalmak. Ölüm Vadisi’ne turist olarak girip cansız olarak çıkan insanların hikayeleri ise tüyler ürpertici işte bu hikayelerden biri; 1996 yazında, dört Alman turist kiraladıkları otomobille Ölüm Vadisi’ne gittiler. Hava sıcaklığı 50 dereci aşıyordu. Kiraladıkları araç, üç ay sonra lastiği patlamış ve kuma saplanmış bir şekilde bulundu. Turistlerden ise hâlâ iz yok . Ölüm Vadisi’nden geçerken yanınızda yedek benzininiz, bol miktarda suyunuz ve aracınızda meydana gelebilecek arızalara karşı gerekli yedek parçalarınız bulunmalı. Engebeli çöl lastikleri kolayca patlatabilir. Zaten bu parkı gezen insanların ölüm sebeplerinden biri lastiklerinin patlaması ve tek stepne bulundurdukları için yola devam edememeleri. Unutmadan hatırlatalım bazı yollardan haftalarca tek bir otomobil geçmiyor. Vadiyi aşan yolun kenarı terk edilmiş otomobillerle dolu. Gündüz kavrulan vadi akşam olunca donuyor. Özellikle kış mevsiminde gündüz 35 dereceye yaklaşan ısı, gece sıfır derecenin altına düşüyor. Aracı bozulmuş hazırlıksız sürücülerin uzun süre dayanması mümkün görünmüyor.

 

 

 
Devami bu ay Evo dergisinde...
 
 
 
 
 
AyIn KonularI
 
 
 
 
 
 
     
ISINMA TURLARI
 
 
 
     
İzlenİmler
 
 
 
 
 

Teknoloji
 
 
 
 


© 2008 Doğuş iletişim