Araçtaki değişimi ilk bakışta anlamak mümkün değil, bir de erkek milleti bu otomobilin içine pek yakışmıyor. |
|
Almanya’ya her gidişimde bu ülkeye daha da gıpta eder hale geliyorum. Düşünsenize, İkinci Dünya Savaşı’nda yıkılmış, darmaduman olmuş. Şu an ise Avrupa’nın en güçlüsü ve en büyük ekonomisi. Bu kez Berlin’deyim. Aslında Almanya’nın en az Almanya gibi olan şehri, başkenti. Bir dönemin başlangıç ve bitişine (Soğuk Savaş) tanık olmuş bir kent. Berlin’in Venedik’ten daha fazla köprüye, Amsterdam’dan daha fazla kanala sahip olduğunu biliyor muydunuz? Peki ben Berlin’de ne yapıyorum? Gezmeye gelmedim, görev icabı buradayım. Mercedes’in üzerinde hafif oynamalar yapıp geliştirdiği yeni A ve B-Serisi modellerini kullanacağım. Gelin yeni A-Serisi’yle başlayalım.
Araçtaki değişimi ilk bakışta anlamak mümkün değil, bir de erkek milleti bu otomobilin içine pek yakışmıyor. Sırıtıyor bir nevi. Daha çok kadın vasıtası havasında. Konforlu, lüks ve sağlam. Rahat kullanım özellikleri sunan bir araç. Mercedes bize hep “baba” otomobillerini çağrıştırır. A-Serisi ise bu markaya girişin en kolay yolu. Pek havalı değil, ama sonuçta amblemi Mercedes. Bir önceki kasa A-Serisi’nden Türkiye’de 2007’de sadece 87 adet satılmış. 2008 satış hedefiniyse 100 adet olarak koymuşlar. Pek bir artış var anlayacağınız. Gerçek şu ki A-Serisi bizim buralarda pek popüler değil. Zaten yenilenen model de Türkiye’ye sipariş üzerine ithal edilecek. Fiyatı ise 30 bin euro’dan başlayacak.
A-Serisi yenilenerek daha genç, daha cazip ve daha çevre dostu hale getirilmiş. Yenileme çalışmaları ağırlıklı olarak motorlar üzerinde gerçekleştirilirken, araç, yeni ön hatları, yeniden şekillendirilen farları, tamponları, ön ızgarasıyla genç ve güçlü bir yüz kazanmış. A 150 ve A 170 modelleri için geliştirilen ECO Start-Stop-Sistemi sayesinde ise, kırmızı ışıkta beklerken veya çok yavaş seyreden trafikte yakıt tüketimi yüzde 9 oranında düşürebiliyor. Vites boşa alınıp aynı zamanda fren pedalına basıldığında duran motor, debriyaja basıldığında veya fren pedalı bırakıldığında tekrar çalışıyor. Mercedes mühendisleri yeni nesil A-Serisi’nde aracın standart donanım kapsamında olan ABS, ESP ve Brake Assist gibi aktif güvenlik sistemlerine yanıp sönerek uyaran stop lambalarını da eklemişler. 50 km/s üzerindeki hızda ani fren yapıldığında devreye giren bu uyarı sisteminde, 70 km/saat üzerindeki bir hızda ani frenle araç durduğunda ek olarak dörtlü flaşörler de çalıştırılıyor.
B-Serisi’ndeki değişimi anlamak zor
Genel hatlarıyla A-Serisi’nin geçirdiği mutasyon bu şekilde. Peki ya B-Serisi? Bu modelde de değişim fazla belirgin değil. Mercedes, Türkiye’de 2008 senesinde 1400 adet B-Serisi satmayı planlıyor. Çok iddialı bir rakam, ama sanırım Mercedes Türkiye’nin bir bildiği var. Bu modelin ülkemizde en çok satan versiyon B150 otomatik. B-Serisi’ni de en çok kadın sürücüler tercih ediyor. 34 bin euro’dan başlayan satış fiyatıysa bir hayli yüksek. Ama aracın sunduğu donanımları ve marka imajını düşününce fiyat bir nebze kabul edilebilir bir hâl alıyor. Compact Sports Tourer segmentine yeni bir boyut getiren ve sedan, van, station ve SUV/Sports Utility Vehicle sınıflarının en başarılı özelliklerini bünyesinde toplayan Mercedes B-Serisi’nden dünyada üç yıldan az bir sürede 350 bin adedin üzerinde sattığın belirtelim.
Aracın yenilenme çalışmalarının odak noktaları çevre uyumu, ekonomiklik ve konfor faktörleri olmuş. Dış çizgilerinde gerçekleştirilen değişikliklerle B-Serisi, daha geniş ve güçlü bir görünüm kazandırırken, yenileme çalışmaları kapsamında motorlar üzerinde özellikle durulmuş. A-Serisi’nde gördüğümüz ECO-Start-Stop özelliği B 150 ve B 170 modellerinde de mevcut. Yeni nesil B-Serisi’nde diğer yeni motor alternatifiyse yakıt olarak benzin ve doğalgaz kullanılan B 170 NGT BlueEFFICIENCY modelinde bulunuyor. 116 HP gücündeki bu motor seçeneğinde yakıt kullanımı konusunda kararı veren sürücü, direksiyonda bulunan bir düğmeyle yakıt türünü değiştirebiliyor. Doğalgaz kullanımında karbondioksit emisyonu benzin kullanımına göre km başına yüzde 17 oranında, yakıt masrafı ise yüzde 50 oranında daha düşük. Tabi ki bu araç Türkiye’ye ithal edilmiyor.

