Dururken kar etmek...
 

Teknoloji herşeyi eskitiyor ve gerçekleri değiştiriyor...

Dururken kar etmek...

 
Eskiden “otomobil uçar gider. Gönlüm gibi geçer gider” der ve otomobilin hızını şarkılara kilitlerdik.

Allah’ı var; otomobiller hala hızlı... Hatta yerde uçaklarla yarışıyor...
Ama tabii ki; parası olana...
1 litre benzinin 3 lira 13 kuruş olduğu yerde gaza basarken insanın içi “cızzzz” ediyor. Hergün İstanbul’da “gıdım gıdım” yol alırken “zaten sinirlerimiz bozuluyor; bir de cebimizin dengesi bozulmasın” diyorsanız bana kulak verin. Sıkışık trafikte bedavadan yol almanın bir yolu var. Hem de dört tekerlek üzerinde...

İSTANBUL TESTİ...
Hafta sonu Cenevre, Frankfurt ve Tokyo’da gördüğüm “hybrid” denen otomobillerden birini test ettim. Maslak’tan çıkıp, otobandan Beylikdüzü’ne geçtim. Londra asfaltından Haramidere’ye inip, oradan Florya sahil yolu üzerinden Bakıköy-Aksaray-Sirkeci- Beşiktaş hattından Levent deyip yeniden Maslak’a döndüm.
Tamı tamına 164 kilometre yaptım. Otoban’da 130 km’ye kadar hız yapıp. Şehir içinde tıkandığımızda Karaköy’de ‘loto oynayacak’ kadar zamanımız bile oldu. Yani saatlerim ‘rölantide beklerken’ geçti.
Toplam gezi 6.5 saat kadar sürdü...

NASIL ÇALIŞIYOR?
Az sonra para pul kıyaslaması da yapacağım ama önce Honda Civic Hybrid modeli ile şehir içinde yaptığımız seyahati anlatalım. Hybrid otomobil hem elektrik hem de içten patlamalı motorun birlikte çalıştığı sistem.
Kabaca 0’dan 50 km hıza kadar otomobilin bildiğimiz motoru yerine elektrik motoru devreye giriyor. Buna IMA diyorlar. Açılımı Integrated Motor Assist. Yani motora yardımcı ünite de diyebiliriz. Aslında kabaca elektrik motoru. Ama fiş-priz gerektirmiyor.
Elektrik motoru her frene basışta ya da yolda giderken kompresör yapışta şarj oluyor. Otomobil şehir içinde durduğu anda ilginçtir; hiçbir motor çalışmıyor. Araçda tam bir pusu sessizliği var.
Ayağınızı frenden çekince elektrik motoru devreye giriyor ve otomobil yavaş yavaş ilerlemeye başlıyor. Araç sessiz sedasız ilerlerken hız 20 km’yi geçince en verimli dönem başlıyor. 50 km’ye kadar sessizlik devam ediyor. Bu arada trafik sıkışırsa yani frene basarsanız şarj işlemi yeniden devreye giriyor. Anladığım kadarıyla fren sırasında ortaya çıkan kinetik enerji elektrik enerjisine dönüştürülüp depo ediliyor.

ELEKTRONİK GÖSTERGE PANELİ...
Zaten gösterge paneli iki kesim. Üstte 1.4 litrelik 95 beygirlik benzin motorunun göstergesi bulunuyor hemen yanında aşağıdan yukarıya mavi zemin üzerinde yükselen ‘beyaz kare’ler var. Bu karelerden ne kadar çok olursa şarj durumu o denli iyi oluyor. Ben 6.5 saat boyunca kullanırken bu ‘beyaz kare’ler bir yükseldi bir düştü. Sonunda NTV garajına girerken yine elektrik motoru göstergesi ‘Full’du.
Neyse bu göstergenin hemen yanında elektrik motoru ile ilgili ikili bir gösterge daha var. Siz frene basınca yani aküler şarj olurken ‘yeşil renkli’ ince ‘dikdörtgen kare’ler yanıyor. Aşağı yukarı 10 sıra. Ne kadar çok ‘yeşil renk’ yanarsa aküler o denli hızlı doluyor.
Siz gaza bastığınızda ise bu kez ‘yeşil renk’liler sönüp ‘beyaz renkli dikdörtgen kare’ler yanıyor. Bu da aküden enerji harcadığınızı gösteriyor.
Zaten işin sırrı da burada. 0-50 km arası elektrik motoru devredeyken benzin kullanımı ‘sıfır’. Aslında otomobiller en çok ani hızlanmalarda yekıt tüketiyor. Ama hybrid otomobilde durum farklı. İster 50 ister 100 km hızla git; hızlanmak için gaza bastığında otomobilin benzin motoruna ek yük binmiyor. O yine kendi devrinde çalışıyor. Ekstra tork isteği (20 HP) hybrid’in elektrik motorundan sağlanıyor. Böylece ekstra yakıt harcaması da olmuyor.
Ben bu aracı kullanırken hep bunlara dikkat ettim. Şehir içinde zaten yakıt harcamadım. Otobanda ise trafiğin sıkışık olduğu yerler dışında giderken yukarıdaki fonksiyonları devreye sokmak için özenli sürdüm.
Evet 6.5 saat dolaştım. Çoğu şıkışık trafikte geçti. Gerçi 1 litre benzinle 30 km yol yapılır deniyor ama benim hesaplarım biraz şaştı. Hesaplarıma göre; ortalama hızım 25.2 km. Harcadığımı toplam yakıt ise 5.8 litre... Benzine 18.1 YTL harcamışım. Yani YTL olarak km’de 110 kuruş...

SONUÇ
NTV’nin ulaştırma ekibine sordum. Bizi veya konuklarımızı şehir içinde taşıyan ‘en ekonomik’ dizel otomobillerin kilometrede 145 kuruş yaktığını söylediler. Otomobil benzinli ise mesela 1400 cc’lik motorla km’de yaktığınız para 240 kuruş oluyormuş...
Benzinliye göre yüzde 65; dizelde yüzde 25 daha az paraya turu tamamladım. Bu arada müzik de dinledim klima sistemini de çalıştırdım. Bu hep böyle mi olacak bilemem. Yol, hava ve trafik şartları oranları değiştirebilir.
Ama hybrid otoların Türkiye’de bir handikapı var. O da fiyatı. Hybrid otomobil normal araçtan 13-14 bin YTL pahalı. Fiyatı 50.000 YTL’ye yakın. O yüzden yakıttan kazanıyorsun ama baştan fazla para ödüyorsun.
Unutmadan söyleyelim. Hybrid Toyota’lar da müthiş başarılı. Onların da yakıt harcaması çok düşük. Ama aslında tersi olması lazım. Çevreyi normal araçlarla kıyaslanamayacak kadar az kirleten hybrid araçların vergisi düşük olmalı. Londra’da hybrid araçlardan şehir içinde park parası bile alınmıyor. Bu araçların vergisi inmeden çokca satılması bana göre mümkün değil.
Ben çevreciyim diyenler dışında ne taksici ne de benim gibiler Türkiye’de hybrid otomobilleri bu şartlarda satın alamaz...

 

 
 
 
 
 


AyIn KonularI
 
 
 
 
 
 
     
ISINMA TURLARI
 
 
 
 
 
 
 
     
İzlenİmler
 
 
 
 
 

evo tuning
 
 
 
 
 
 

 



© 2008 Doğuş iletişim