| Gidip baktık. İnanın Formula 1 aracındaki lastiklerde bile, kaza yapan o kamyondakilerden daha derin diş kalınlığı vardır… | |
Türkiye’de her 5 otodan 1’inin lastikleri kabak.
137.000 araçtaki 548.000 lastik incelenmiş.
29.000 araçtaki 86.000 lastiğin dişleri 3 mm’den kısa çıkmış. Yani kabak çıkmış…
Emniyet Genel Müdürlüğü sözcüsü; 3 mm’in altındaki diş kalınlığının kazaya davetiye çıkarttığını TV’den haftalık toplantısında, canlı yayında açıkladı….
İnternette çok gördüm. “Lastik kabak ama bende ABS var” diyorlar. Uzmanlara sordum, söylediler:
“ABS fren mesafesini kısaltmaz sadece lastikleri kilitlemeden fren yaptırır. Sizin lastik kabaksa fren yapsan da lastik yola tutunamadığı için gider çarparsın.”
Selçuk Üniversitesi Kaza Araştırma Merkezi Müdürü de açıklamış;
“Sistemler ne kadar iyi olursa olsun lastik kötüyse kaza kaçınılmaz.”
iç üzerinize 15-20 tonluk bir kamyon kayarak geldi mi?.. Umarım böyle bir maceranın parçası olmamışsınızdır. Ben istemeden bunu yaşadım ve hiç hoşuma gitmedi, aklım çıktı desem yalan olmaz.
Koskoca kamyon üzerime doğru kayarken kendimi emniyet şeridinden toprak yola “ya Allah” deyip attım. Cüneyt Arkın’lı Malkoçoğlu filmlerindeki gibiydim. Tek farkla; o filmdi, benimkisi ise takım elbiseli bir gerçek…
Kamyon yanımdan geçti, ışıklı yol tabelasına çarpıp yarım tur atarak durdu. Etraftaki ahaliyle birlikte şoföre bir şey olup olmadığını merak için gittik. Şansı vardı; nasıl olmuşsa emniyet kemeri bağlıydı ve burnu bile kanamadı. Kamyonun 8 arka lastiğinden 2’sinin balon gibi patlaması dikkatimizi çekti.
Gidip baktık. İnanın Formula 1 aracındaki lastiklerde bile, kaza yapan o kamyondakilerden daha derin diş kalınlığı vardır… Gülsek mi ağlasak mı derken; “verilmiş sadakan varmış” diyenlere de hayıflanarak kabak lastik meselesini aklıma taktım. Otomobille giderken her durduğumda çevremdeki lastiklere baktım. Kamyon, kamyonet, otobüs, midibüs, minibüs ve hatta birçok otomobilde lastikler “kabak”tı. Öyle Almanya’daki gibi lazerle filan da ölçmeye gerek yok…. Akşam otomobilimden inerken aldığım gazetenin 3’ncü sayfasını görünce kararımı verdim. Haberde; “ Aksaray’da 12 kişinin ölümü 7 kişinin yaralanmasına neden olan kazada, midibüsün lastiklerinin balon gibi patladığı” yazıyordu. Haber; uzmanın “Kaza yapan midibüsün lastiği standartlara uygun olsa bu kadar çok kişi yaşamını yitirmeyecekti” sözü ile bitiyordu… Karar verdim, üşenmedim araştırdım. İlginç sonuçlara ulaştım. Sizinle paylaşacağım….
Suçlu hep aynı: Kabak lastikler!
Trafik kaza istatistiklerine baktım.
Kazalarda ilk suçlu sürücü….
Onu araç kusuru izliyor.
Araç kusurunda ise ilk sırada yüzde 60 ile “kabak lastik” bulunuyor…
Kabak lastik patlayınca araç fır fır dönüyor. Normal lastik patlasa bile havası birden inmediği için diş kalınlığı devreye girip aracı yolda tutuyor, savurmuyor.
Aslında söylenecek çok veciz cümle, demeç ve örnek de var. Ama ben bir tanesini söyleyip konuyu kapatacağım.
“Kabak lastikle dolaşmanın cezası sadece 49 YTL.”
1 kabak lastik 12 can aldı. Gazete böyle yazıyor. Yani kabaca Türkiye yollarında bir kişinin değeri sadece 4 YTL.
Bu ayıp bize yeter mi bilemem ama bu işin vebali; kabak lastikle dolaşanlara ve onları dolaştıran yetkililerin boynuna.
Herkes görevini yapsa bir vatandaşın değeri 1 paket yabancı sigara fiyatına düşmez. Kazasız ve keyifli sürüşler dilerim…


