| F430 Scuderia, 318 km maksimum sürate ve inanılması güç de olsa, iddiaya göre 3.6 saniyeden daha kısa bir 0-100 km/s hızına sahip. | |
Düşünmesi bile insanı tahrik ediyor; yeni 430 Scuderia, takım arkadaşı F430’dan 100 kilo kadar daha hafif ve daha çok yarışlar baz alınarak hazırlanmış. Kısacası o, kimlik değiştirmiş bir yarış otomobili. Dolayısıyla, müzik sistemi, hoparlörler, ses yalıtım malzemeleri gittiği gibi, normal otomobilde daha lüks malzemelerin kullanıldığı iç mekanın büyük kısmında da karbonfiber göze çarpıyor.
Karbon-seramik fren disklerine bakalım; özellikle de ön disklere. Bu kısımdaki disklerin 398 mm çapında olmasının tek sebebi (normal F430’da ise 380 mm’lik diskler kullanılıyor), daha fazla frenleme performansının elde edilmesi. Aslında bu büyük diskler jantların arkasına zar zor sığıyor. Diskleri iyice incelediğinizde, diskin göbekle buluştuğu yerdeki halkada kullanılan materyal, normalden farklı gibi duruyor. Bunun nedeni, bu halkanın karbonfiberden üretilmiş olması. Bu sayede pistteki çalışmalarınız sırasında, yüksek ısıda ve yüksek hızda ortaya çıkan performans düşümüne daha fazla direnmek ve ortaya çıkan kuvvetlerle daha iyi başa çıkabilmek mümkün oluyor. İşte bu tür ince detaylar sayesinde Scuderia, Ferrari’nin 2.88 kilometrelik meşhur Fiorano test pistinde, standart F430’dan 1.5 saniye daha hızlı bir tur atabiliyor. Aslında artık Ferrari kadar ünlü olan bu pistte, Scuderia’nın, Ferrari’nin ürettiği en hızlı otomobil ünvanını taşıyan Enzo kadar hızlı gözüktüğünü söylemeliyiz. Bu arada 599’un uzun pistlerde, Enzo’dan daha hızlı olduğunu da belirtmeliyiz. Bu tur zamanı dışında, otomobilin herhangi bir performans verisi henüz açıklanmadı. Ancak Ferrari mühendisleri, yüzlerindeki gülümsemeyle beraber 318 km/s maksimum sürat ve 3.6 saniyeden daha kısa 0-100 km/s hızlanması gibi iki rakamı ağızlarından kaçırıverdiler!
503 beygirlik yeni motor
Yarışlarla ilgilenenlerin bildiği gibi “Scuderia” adı, İtalyanca’da “takım” anlamına geliyor. Ürün geliştirme direktörü Roberto Corradi, Scuderia projesi ve sonunda ortaya çıkan otomobilin, tam bir takım çalışmasının ürünü olduğunu söyleyince, isim ve konseptin uyumu daha da fazla belli oluyor. Schumacher, otomobilin geliştirilmesi için bazı testlere katılmış ve süspansiyon kontrol sisteminin, çekiş ve stabilite kontrol sistemlerinden bağımsız hale getirilmesini önermiş. Dolayısıyla F430’un aksine, Scuderia’da vites kutusu, stabilite ve çekiş kontrolü maksimum atak moduna geçirdiğinizde bile, nispeten rahat bir sürüş yakalayabiliyorsunuz. Ferrari’nin doğasında yer alan motor gücü artırımı Scuderia’da da unutulmamış. V8’in azami gücü 483’ten, 503 beygire çıkarılmış. Bu artışın kaynakları, gözden geçirilen karbonfiber hava girişinin motora daha çok hava basması, yeniden tasarlanan pistonlar, daha yüksek bir sıkıştırma oranı (11.3:1 yerine 11.75:1) ve tek susturuculu yeni sportif egzoz sisteminin devamı olarak otomobilin altındaki hava akımının dışında kalacak şekilde konumlandırılan egzoz boruları var. Tork eğrisinde de, sürücüleri memnun edecek gelişmeler var. Corradi’nin firma içinde kullandığı Ferrari dokümanlarına kaçamak bir bakış attığımızda, torkun 3000 ile 4000 devir arasında daha da arttığını ve azami torkun, F430’dan biraz daha yüksek olduğunu gördük. Bu sayede yeni motor, çok az farkla da olsa, kırmızı çizgiye kadar olan bölümde daha fazla performans üretebiliyor. Şu ana kadar Scuderia’nın ne kadar komple bir proje olduğunu anlamışsınızdır herhalde, ama daha fazlası da var. F1 stili vites değiştirme sisteminin hem donanımı hem de yazılımı iyileştirilmiş. İsterseniz karşılaştırma yapabilmek için FXX’in vites değişimi süresinin 80 milisaniye, F1 otomobillerinin ise 30-40 milisaniye olduğunu söyleyelim
Adeta bir uçak...
Tıpkı F430’da da olduğu gibi, deri ve karbondan üretilen direksiyon simidi üzerindeki “manettino” butonu sayesinde, F1-Trac çekiş ve stabilite kontrol sistemlerinin parametrelerini ayarlayabiliyorsunuz. “Race” modu sayesinde, stabilite kontrol sisteminden bağımsız olarak çekiş kontrolü kapatabiliyorsunuz. Artık süspansiyon ayarları, diğer elektronik yardımlardan bağımsız olarak değiştirilebiliyor. Böylece konfora yönelik veya çok sıra dışı seçenekler arasında bir tercih yapmak için tek yapmanız gereken, koltukların arasında bulunan konsoldaki butonu çevirmek. Corradi’ye göre, Scuderia viraj çıkışlarındaki çekiş konusunda F430’dan yüzde 40 oranında daha iyi. Ortadaki yarığın şekli de, yine hava akımını otomobilin altına yollamak ve yer etkisini arttırabilmek için tasarlanmış. Arkadaki çıkış bölümünün kenarlarında artık iki yerine, üç tane yüzgeç şeklinde çıkıntı var. Vites kutusu ve debriyajı soğutan boruların çıkış da bu kısımda. Bu boruların eskisinden daha büyük olan giriş kısımları, otomobilin yan eşikleri üzerinde yer alıyor. Tüm bu değişiklikler ve kuyruk kısmında bulunan biraz daha büyük spoyler sayesinde, otomobilin alt kısmı 300 km/s ile giderken 310 kilogramlık bir yere basma gücü üretiyor. Bu rakam, F430’dan 30 kilo daha fazla. Tüm bu ekstra siyah çıkıntı ve yüzgeçler sayesinde otomobilin arkadan görünüşü, pist otomobillerine daha çok benziyor. Yeniden ön kısma dönersek, ön çamurlukların ilerisinde yer alan yarıklar hava akımını düzenlemenin yanı sıra, daha da iyi bir görünüş sağlıyor. Bu arada genişliği 10 mm arttırılan lastikleri barındırabilmek için, daha geniş ön kanatlar kullanılmış. Corradi’ye göre “bu sayede ön taraf sürücüye daha fazla cevap veriyor” ve yola daha fazla tutunuyor. Scuderia’ya özel olarak üretilen Pirelli lastikleri ise, altın rengi, siyah veya beyaz renkteki hafif alaşım jantlara takılacak. Renkten bahsetmişken, bizim fotoğraflarını aldığımız otomobil, tıpkı son Ferrari F1 otomobilleri gibi metalik kırmızıya boyanmış. Neyse ki, iç mekanda aynı sabit bakış açısı kullanılmamış. Kapı içi paneller karbonfiber, taban ise çıplak alaşım. Sürücüye bakan yüzde Alcantara kullanılmış. Müzik sistemi ve hoparlörler otomobilde bulunmuyor (ancak opsiyon listesinde varlar). Klima ve hava yastıkları yerlerini korurlarken, dört noktadan bağlı emniyet kemerleri ile opsiyonel takla barını da kullanabiliyorsunuz. Ancak takla barını tercih ettiyseniz, koltukların arkaya yaslanma oranı küçülüyor doğal olarak. Tabii bu tuhaflıkların bir kısmı yasal zorunluluklara bağlı. Örneğin hava yastığınız yoksa Amerika’da otomobil satamıyorsunuz. Bazı seçimler ise, sadece Ferrari, Scuderia ile en saf sürüş otomobilini üretmek istediği için yapılmış. Ayrıca, otomobilin bu şekilde daha çok ilgi çekeceği de kesin. Bazı müşteriler, yarış stili ve sizi saran sabit koltukları tercih edecektir muhtemelen. Bazıları ise, klimasız bir otomobile yüz binlerce Euro saymak istemeyecektir. Eğer tam anlamıyla bir yarış otomobili almak niyetindeyseniz, F430 Challenge zaten sizi bekliyor. Ayrıca Scuderia’nın direksiyonuna geçip, kemerleriniz bağladıktan sonra start butonuna basarken ‘Keşke otomobilden bir şeyleri daha söküp atsalardı’ şeklinde bir cümleyi düşünmenize imkan yok. Scuderia Ferrari’nin, standart F430’dan görsel anlamda da farklı bir otomobil üretme isteğinin bir ürünü. Bu açıdan başarılı olduklarını söylemeliyiz. Ayrıca bir şekilde ufak da olsa, otomobilin neredeyse geliştirilmeyen hiçbir bölümü yok. Bazı parçalarsa, ciddi anlamda geliştirilmiş. Otomobili sürmek için, 11 Eylül’de yapılacak olan Frankfurt fuarındaki resmi lansmana kadar beklemek zorundayız. Tüm bu yeniliklerin, F430’un sürüş dinamiğini ne kadar değiştirdiğini keşfetmek, gerçekten çok heyecan verici olacak. 2007 Yılın Otomobili seçimi için, şimdiden bahse girmek isteyen var mı?
“Otomobil Fiorano pistinde, Enzo kadar hızlı gözüküyor.”
Çıplak alüminyum taban ve bolca kullanılan karbonfiber sayesinde iç mekan, daha da fazla yarışçı moduna bürünmüş. Koltuk kılıfları, daha fazla sürtünmeye sahip yeni bir malzemeden üretilmiş.
“Otomobilde kalitesi arttırılmamış herhangi bir nokta yok”
Ferrari ürün geliştirme müdürü Roberto Corradi, Scuderia’nın viraj çıkışlarındaki çekiş konusunda F430’dan yüzde 40 daha iyi olduğunu söylüyor.
F430 Scuderia’da 398 mm çapında karbon seramik fren diskleri kullanılıyor.
Manettino’nun yeni “CT-off” ayarı (en üstte), çekiş kontrolü devreden çıkarırken, stabilite kontrol sistemi çalışmaya devam ediyor. Amortisörlerin çalışması, artık bağımsız programlanıyor. Egzoz boruları, hava akımından uzak olacak şekilde konumlandırılmış.
“Burundan kuyruğa kadar uzanan şeritler, her zamanki gibi Ferrari’nin pist bazlı V8 Berlinetta’sını simgeliyor. Daha önce 360’da kullanılan ‘Challenge Stradale’ adı, İtalyanca’da takım anlamına gelen ve F1’le bağlantısı sayesinde daha çok ilgi uyandıran ‘Scuderia’ ile değiştirilmiş.”

