Bir, iki, üç derken koltuğa yapışıyorum. 207 RC bir çita gibi hızlanıyor, yılan gibi viraj alıyor. ESP açıkken dengeli, devre dışı bırakınca yolda hafif samba yapıyor. Kısacası bu otomobil kullanırken zevk veriyor...
Peugeot 207 RC’de 180 HP’lik 206 RC’nin yerine üretilmiş ve BMW-PSA ortaklığında tasarlanan, MINI-Peugeot modellerinde kullanılan 1.6 litrelik THP (Turbo High Pressure) motorun 175 HP’lik versiyonu kullanılmış. Bu motor gücüyle sürücünün ve haliyle yolcunun yüreğini ağzına getirebiliyor. Dış çizgileri özellikle öndeki büyük ızgara, şık sis farları, arkada yere yakın dolgun tamponu ve çift egzoz çıkışıyla diğer Peugeot 207’den çok kolay ayrılıyor. 207 RC’nin kapısını açtığımda ise ilk olarak dikkatimi yarış tipi ön ve arka koltuklar çekti. Alkontara kaplanmış kapı içi panelleri, deri kaplı direksiyon simidi ve ergonomik pedallar bana 207 RC’nin yarışçı ruhunun hakkında ipuçları veriyordu. Bence RC’nin koltukları son dönemlerde test ettiğin spor otomobillerde arasında en başarılı olanı. Vücudu tamamen sarıyor ve virajlarda koltuktan kaymayı tamamen önlüyor. Arka koltuklar da rahat ama öndeki şişman koltuklardan arkaya oturanlara pek diz mesafesi kalmamış. Özetle arka taraf biraz dar ve sıkışık.
Onunla gazlamaya başlamadan önce biraz alışmak lazım. Daha doğrusu altınızda turbo bir otomobil olunca biraz tedirgin oluyor insan. Sadede geliyorum, öncelikle beni şaşırtan beklediğimden çok daha sessiz çalışan motoru. Direksiyon bana biraz hafif geldi. Yüksek hızlarda biraz tedirgin oldum. Ama şehir içinde gerçekten rahat ettiriyor insanı. Son derece atak ve süratli bir otomobil RC. 100 km/s hıza 7.1 saniyede erişiyor ve son derece keyifli hızlanıyor. Yol tutuşu çok başarılı. ESP’yi kapatıp virajları zorlamaya başladığımda beni çok şaşırttı. Deli saçması hareketler yapmadıkça yolda tutunmanız zor değil. Eğer işi şova vurmak istiyorsanız ve önden çekişli RC ile eğlenmek istiyorsanız biraz hayal kırıklığı yaşayabilirsiniz. Aracın “overboost” fonksiyonu, yani yüksek basınç sadece son 3 vites de çalışıyor. Süspansiyon sistemi güçlendirilmiş, elektrikli direksiyonu otomobilin gücüne göre ayarlanmış ve fren diskleri büyüyerek 302 milimetre olmuş.
Artık Autodrom’un virajlarından ayrılıp otobana doğru ilerliyorum. İşte burada işler daha da keyifli bir hal almaya başlıyor. Otobana girdiğim andan itibaren beyaz küçük bir canavarın geldiği hemen belli oluyor olmalı ki, sol şerit hızla boşalmaya başlalıyor. Hızlanmaya başladığımda frenleri kontrol etmek istedim ve bir ani fren denemesi yaptım. RC inanılmaz stabil, çabuk ve çok kolay duruyor. Güvenli hız yapmak için ideal bir oyuncak. 4000 devirlerde iyice gücünü hissettirmeye başlıyor, agresiflik biraz daha su yüzüne çıkıyor ve maksimum güce 6000 devirde ulaşıyor. Yalnız otobanda dikkatimi çeken bir şey motor sesi spor bir otomobile göre oldukça sessiz olmakla beraber, dış mekandaki sesleri içeriye çok fazla alıyor. Gürültü oranı biraz fazla.
Yakıt tüketimi gücüne göre hiç fena değil. Tabii ki bir performans otomobili ve çok yakıyor. Ama iki günlük test boyunca benim yol bilgisayarından takip ettiğim ortalama yakıt tüketimi 100 km’de 8.3 litreydi ve baya da gazladım aslında.
42.900 YTL olan fiyatı, otomatik ayarlanabilen koltukları, otomatik katlanan aynaları, yol bilgisayarı, makul benzin tüketimi, orijinal koltukları, iç mekandaki şıklığı, gençler arasındaki efsanesi, yol tutuşu, frenlerinin kabiliyeti ve gücü düşünülünce gazlamayı ve detayları sevenler için mantıklı bir seçim olabilir. Öbür yandan dar iç hacmi, sürüş anında dışarının sesini içeriye fazla alması ve benzin tüketimi, konfor ile sakinliği sevenleri Peugeot 207 RC’den uzak tutacaktır. Unutmadan; Peugeot 207 RC’ye beyaz renk gerçekten çok yakışmış...
Peugeot 207 RC’yi 2006 Türkiye Bayanlar Ralli Şampiyonu Burcu Çetinkaya, evo için test etti.



