| Şu ana kadar üzerine plaka takılan yeryüzündeki en hızlı makine ve bu özelliğinin altındaki en önemli sır hafifliği. | |
Her rüya gerçek olmaz. Ancak şimdi bahsedeceğimiz rüyanın gerçekleşmesi için olağanüstü bir inat ve Las Vegas kumarhanelerini soyan Danny Ocean tarzı bir çaba söz konusu. Amaç oldukça belirgindi: yasalara uygun, dünyanın en hızlı yol otomobilini yapmak. Amaç ne en yüksek hıza sahip bir otomobil yapmaktı ne de en güçlü motora sahip bir otomobil yapmak. Amaç Bugatti Veyron, Ferrari FXX gibi süper otomobillerden çok daha hızlı olan ve hızlanma, viraj performansı ve frenaj gibi özellikleri açısından insanı felce uğratan performans sunabilen bir otomobil yaratmaktı. İşte bu rüyanın adı Caparo T1’di. Ton başına 1053 HP gibi bir güç/ağırlık oranına sahip olan T1, yaratıcılarının açıklamasına göre modern F1 otomobillerine en yakın özelliklere sahip olan ve onların tecrübesini yaşatabilecek bir otomobil.
Caparo projesinin dışında kalan ve şu ana kadar hiç F1 otomobili kullanmamış insanlar bu iddiayı doğrulayamayacaktır ancak 7 Temmuz günü Goodwood’da yapılan festivalde iki Caparo T1 prototipi – artık kullanılmayan 2.4-litrelik turbo V8 orijinal kırmızı otomobil ile 570 HP gücündeki içten yanmalı 3.5-litrelik bir V8’e sahip olan sedefli beyaz renkteki güncel model – boy göstermiş ve dünyanın çeşitli yerlerinden gelen medya mensupları T1’in rahat yolcu koltuğunda bu lokumun tadına bakmışlardı. Daha sonra olanlar planlanan işlerin dışında gelişse de gelin şimdi bu rüyanın nelere sahip olduğuna bir bakalım. İşte gerçekler.
Otomobil oldukça kısa ve çok kuvvetli. 0’dan 96 km/s hıza 2.5 sn, 160’a 4.9 sn’de ulaşırken 0-160-0 sadece 8.5 sn’de gerçekleşiyor. Viraj dönüşlerinde ve frenaj esnasında 3g’lik bir kuvvete maruz kalırken karbon kompozitten oluşan gövdesiyle T1 her yönüyle, şu ana kadar üzerine plaka takılan en hızlı otomobil unvanına sahip oluyor. Buradaki en önemli özelliği ise sahip olduğu hafif yapısı. 550 kg’lik ağırlığıyla bu sezon yarışan F1 otomobillerinden çok az bir miktar hafif ve ortalama bir aile otomobilinin 1/3 ağırlığına sahip. Bir diğer önemli özelliği gücü. Hepimizin bildiği gibi bugünlerde güçlü bir otomobil satın almak o kadar da zor değil ancak T1’in 570 HP’lik gücü ve bunun kontrol edilmesindeki kolaylık diğer spor otomobillerde bulunması zor bir özellik. Sadece 116 kg gelen 570 HP gücündeki bu V8’in en alt devrinde bile dakikada 10.500 devir çevirebilmesi (12.000 d/d maksimum) ise bambaşka bir artı özellik. T1’in tasarım, işçilik ve mühendislik becerileri ise rakiplerinin önüne geçmesinde rol oynayan bir başka artısı.
Caparo T1 projesinin arkasında, alanlarında mükemmel birer uzman olan Graham Halstead, Ben Scott-Geddes ve Gordon Murray üçlüsü var – hepsi McLaren’ın eski çalışanı, hepsinin McLaren F1’in başarılarında payı var, hepsi kompozit teknolojilerinde uzman ve hepsi de performansın en önemli unsurlarının hafiflik ve aerodinamik yeterlilik olduğunu çok iyi biliyor.
Gelişim süreci boyunca Murray, ekibe gelişmiş aerodinamik konularda – kanatlar, flaplar ve arka difüzörün de dışında kalan karışık hesaplamalar – sürekli yardım ederek otomobilin saatte 240 km hızla giderken 800 kg olarak ölçülen yere basma kuvvetine ve şaşırtıcı bir rakam olan 3g’lik viraj dönüş potansiyeline sahip olmasını sağladı.
T1’in estetik ya da kavramsal açıdan köşeli hatlara sahip olduğunu söylemek oldukça zor. Profilden bakıldığında bir F1 otomobilinin bir Le Mans yarışçısına döndüğünü gösteren bir bilgisayar grafiğini tam ortasında durdurarak oluşan görüntünün önde F1 otomobili arkada ise yarış otomobiline dönüşünü neredeyse tamamlamış bir spor otomobil görüntüsüne sahip olduğunu görüyoruz. Bileklerinden ağ fırlatan örümcek adamın bu yeteneğini kaybederek artık otomobille gezeceğini düşünmeden edemiyorsunuz.
Çekiciliğinin büyük kısmı ise detaylarında gizli. Örneğin magnezyumdan yapılmış, 12 kollu, ortadan kilitlemeli, olukları el ile kesilen Michelin’lerle kaynaşmış parlak siyah OZ Racing jantları. Yandan bakıldığında bir hayli geniş tutulan iki tekerlek arası otomobilin F1’e olan yakınlığını yansıtıyor. Jantların içinde ise neredeyse tüm boşluğu dolduran daire testere büyüklüğünde çelikten yapılmış yarış tipi fren diskleri ile kaliperleri (önde altı, arkada dört pot büyüklüğünde) bulunuyor.
3.5 litrelik V8 motor (Caparo ve Menard Mühendislik tarafından ortaklaşa geliştirildi) yolcu bölümünün hemen arkasına yerleştirilmiş ve 570 HP’lik gücünü 10.500 d/d’de ortaya koyarken bunu 9000 d/d’de ürettiği 420 Nm’lik tork gücüyle destekliyor. Motorun ürettiği güç arka tekerleklere kısa aralıklı, sıralı ve altı ileri kademeli magnezyum ve karbonfiberden yapılmış bir vites kutusu aracılığıyla iletilirken hidrolik mekanizmalar F1 otomobillerinde olduğu gibi direksiyon simidinin yanındaki kollardan kontrol ediliyor. Bazı süper otomobil üreticilerinin kullandığı sahte F1 ayarlarının aksine T1’de debriyaj bulunuyor ancak tam gazla yapılan vites değişimlerinde devreden çıkıyor. Müşteri taleplerine göre oranları değişik, birkaç vites kutusu bulunuyor.
T1’in müşteri tercihine bırakılmış bir başka opsiyonu ise savaş uçağına benzeyen cam tavanı. Caparo’nun görünümünü tamamen değiştirmesinin yanında otomobilin sürtünme katsayısını da birkaç derece düşürerek açıklanan 300 km/s’lik maksimum hızını saatte 330 km’ye çıkarıyor. Ancak otomobilin yere basma kuvvetine zarar veren bu özellik güneşli günlerde de kabini dayanılmaz sıcak bir hale getirebilir. Fakat bu özellikte ısrar eden müşteriler için Caparo, küçük ve oldukça etkili bir klima seçeneği de sunuyor. Çok mükemmel olmasa da içerdekilerin balmumuna dönüşmesini engelliyor. Geri kalanlar içinse yarım cam ve havalandırma seçeneği var.
G ANTREMANI YAPMANIZ ŞART
Team Caparo, T1’in iki boşluğu doldurduğunu söylüyor. Birincisi, yolcu koltuğuna oturarak hop oturup hop kalkan ve ara sıra ağızlarından olmadık kelimeler çıkaran korkak arkadaşlarınızın çenesini kapatması. İkincisi de tek koltuklu yarış otomobilleri hariç, T1’in insanlara performansın bambaşka bir seviyesini göstererek ve vücutlarına pek de alışkın olmadıkları kuvvetler enjekte edecek olması. Her şeyden önemlisi Caparo T1, şu ana kadar yapılan yasalara uygun, en hızlı yol otomobili.
Ancak T1’in performansı daha da artırılabilir. Ticari müdür Sean Butcher bu konuda şöyle diyor: “T1’in performans potansiyelini düşündüğümüz zaman (motor 700 HP sınırına kadar çok başarılı bir performans verdi) uluslararası T1 yarış serileri düzenlemeyi düşünüyoruz. Amacımız müşterilerimize gerçek Formula 1 otomobili yarıştırmanın ultra yüksek maliyetleri olmadan ulaşılabilir ve güvenilir bir sezon yaşatarak, içlerindeki tutkuyu dışa çıkarmaktır.”
328.500 Euro’luk fiyatına rağmen ilk yıl üretilecek olan 20 otomobilin hepsi şimdiden satılmış durumda. Talebin bu şekilde devam etmesi durumunda Paul, üretimi yılda 50 otomobile çıkararak artırmayı planlıyor ve aynı zamanda otomobillerinin, kendisinin ve Gordon Murray’nin T1’in manevi atası olarak gördükleri McLaren F1 gibi ikonik bir özellik kazanmasını istiyor. Bunu elde etme yolunda emin adımlarla ilerledikleri açık. Beş yıl sonra bu yazıyı hatırlayıp, T1’in nerelere geldiğini hep birlikte göreceğiz...
