Nissan Micra 350SR’a böylesine öykünmek kesinlikle mantığa aykırı; Toyota’nın neden bunu yaptığına dair tek bir neden bile bulamadık, ama muhtemelen asıl mesele de bu. Aygo Crazy (anlayabildiniz mi?) Toyota’nın kendisini biraz koyverirse neler yapabileceğini bize göstermek üzere sadece eğlence için tasarladığı tek sürümlük bir proje otomobili.
Sorun şu ki, Nissan bu yoldan daha önce geçti ve RML’in eseri Micra, en fazla 1980’lerin ortasının Grup B ralli otomobili Metro 6R4 kadar havalı; Crazy ise hantal gövde kiti ve okul çocuğunun elinden çıkmışa benzeyen grafikleriyle belki ondan biraz daha... Üstelik modifiyeli ve turboşarjlı olmasına rağmen 200 HP ve 325 Nm’i ancak zorlayan 1.8 litrelik VVT-i MR2 motor kullanarak Micra’nın V6 motorundan da bir adım geri düşüyor.
Motor daha önce arka koltukların ve bagajın bulunduğu yerde, arkanızda duruyor ve arkadan itişli. Bu da mükemmel bir yol tutuş ve daha da acayip bir ağırlık dağılımı anlamına geliyor. Bir de bunlara kısa dingil mesafesini, oldukça alçak maksimum direksiyon açısını, çekiş ya da stabilite kontrolünün yanı sıra ABS’nin olmayışını, ayrıca bir de yağmurlu havayı eklerseniz, ilk kez direksiyonuna geçtiğinizde sinir uçlarınıza kadar hissedebileceğiniz bir deneyimle başbaşasınız demektir. Her şeye rağmen bir kere başa çıkmayı becerdiğinizde, biraz rahatladığınızda ve caddede ilerleyen diğer araç sahiplerinin kınayan bakışlarını görmezlikten gelmeyi başardığınızda gerçekten keyifli bir deneyime dönüşebiliyor.
Debriyaj normalden daha ağır, ama çok da fazla değil; hem direksiyon hem de frenler (328 mm diskler ve önde dört potlu Brembo’lar) şaşırtıcı bir his uyandırıyor. Motoru performans açısından tanımlamak yapılabilecek en son şey, ama hassas ve doğrusal olduğu söylenebilir. Yeterince cesursanız ıslak zemindeyken arka lastiklere patinaj çektirmek çok kolay. Cesaretinize sığınmanız önerilmez (yapacağınız en küçük hatanın cezası bile çok büyük), ama dikkatli davranıp elinizi çabuk tutarak belli sınırlar içinde denemelere girişebilirsiniz. mk1 Clio V6 gibi bu otomobil de tüm konsantrasyonunuzu talep ediyor; sonuçta sürüş beceriniz ve kendinize güveniniz ile doğru orantılı olarak ya zorlu bir yolculuğa ya da harika bir geziye çıkıyorsunuz. Tıpkı Clio’da olduğu gibi kuru asfaltta çok daha başarılı olacağından eminiz, ancak sağanak yağmur bunu anlamamız için bize fırsat tanımıyor.

